sevgituba

Tanım

sevgitubanin dunyasi


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım

.......

Bir gün bir doktor hastasına "üç ay ömrünüz kaldı. der. Hastanın yaşayacağı sadece üç ay... Önce bu süreyi nasıl geçireceğini düşünür. sonra bu süreyi yaşamak isteyip istemediğini. Büyük bir çelişkidir bu. yaşamak her anını ya da gitmek bir an önce kaçınılmaz sona.

       Ayrılıklar da böyledir. ayrılığın saatini dakikasını bile bilirsin. kaçınılmazdır, acıdır. Ama bir o kadar da gerçektir. ne yapacağını bilemez insan.

       Ama ne olursa olsun gelecektir o an. bitecektir her şey. acıtıp kanatacaktır. Fakat öldürmeyecektir. daha güçlü olacaktır insan. daha güçlü olmak zorundadır zaten. çünkü devam eden bir yaşam vardır. tüm vebaliyle boynundadır.

      Evet güçlü olacağız ve yaşamın geri kalanını YAŞAYACAĞIZ.


Tarih: 11:52, 16/6/2006
Yorum (5) | Yorum yaz | Bağlantı

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR

 

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var;

Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi

Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten,

Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

 

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne

Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa

Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır,

Kopmaz kökler salmaktır oraya.

 

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını

Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin

Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara

Bir kum tanesi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin.

 

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine,

Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın

Bir kayadan, zümrüt bir denize dalarcasına

 

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar

Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın.

Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu

Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın.

 

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle,

Çünkü acılarda, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı.

Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına

Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

 

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var;

Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına

Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır

Ve hayat sunulmuş bir armağandır insana

 

ATAOL BEHRAMOĞLU


Tarih: 02:04, 12/6/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

eşini iyi seç

Eşini doğru seç.
Ø   Doğru eş her zaman uzun zaman flört ettiğin kişi değildir.
    Önemli olan kısa zamanda da 
 
 
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
  
 
 
 

 
olsa       
    fikirlerinin uyuştuğu,
 
Ø   Yaşam tarzlarının benzediği,
 
Ø   Espri anlayışının yakın olduğu,
Ø   Zor zamanların da hep yanında olacağını bildiğin,
 
Ø   Dertlerini,sevinçlerini paylaşabileceğin
Ø   Fikirlerine,olaylara bakış açısına güvendiğin,
 
Ø  Senin fikirlerine saygı duyan,
Ø   Konuşmaktan sıkılmayacağın,
 
Ø   Hayata küstüğün zaman seni kabuğundan 
     çıkartıp eğlendirebilen,
Ø   Gözlerine baktığında ne söylemek istediğini anladığın,
 
Ø   Aynı zamanda iyi bir arkadaş,
 
 
Ø   Fiziksel görünüşün dışında da seni sen olduğun için sevebilecek ve bunu kaldırabilecek birini eş olarak seçmelisin!!!
 
Dünya da böyle biri var mı? 
diye sorabilirsiniz şimdi. 
Emin ol var!! 
Tabii ki sayıları fazla değil.. 
Hatta hayatta insanın karşısına ya 1 ya da
2 kere çıkar, belki de hiç çıkmaz...
 Önemli olan onu fark edebilmek. 
Eğer bu satırları okunduğunda aklından 
bu özellikleri barından bir İsim geçirmişsen
 çok şanlısın. 
Ne olursa olsun onunla birlikte olmak için 
elinden geleni yap. 
Çünkü bir daha onun gibisini bulma şansın çok az 
emin ol. Bütün aptal aşıklar gibi ilk hareketi 
ondan beklersen çok geç kalırsın..
Eğer bu satırlar sana böyle birini 
çağrıştırmıyorsa ya da şu an evliysen y
apacak bir şey yok. 
Ama henüz bekarsan onu aramaya hemen başla 
Onu fark edebilmek için sadece etrafına bakman 
yeterli olacaktır.



,Çünkü o da sana bakıyor olacak!!!

 


Tarih: 05:11, 9/6/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Kadınlar için

1.       Eşiniz sayesinde dosta düşmana sizi de beğenen, isteyen (üstelik nikâhına alacak kadar) biri olduğunu gösterdiniz en sonunda.

2.       Belki yıllarca uğraşıp didinseniz de elde edemeyeceğiniz bir statüye nikâh cüzdanıyla bir anda kavuşuverdiniz.

3.       Bozulan musluk, sallanan sandalye bacayı, gevşemiş vidalar, vs. için eve tamirci çağırmanız gerekmez, eşiniz hepsini halleder.

4.       Eşyaların yerini değiştirmek istiyorsunuz; hepsi de çok ağır. Kim taşıyacak onları? Tabi ki de eşiniz!

5.       Pazar günü şöyle arabayla dolaşmak istedi canınız. Özel şoförünüz eşiniz emrinizde.

6.       Eskiden futboldan nefret ederdiniz. Eşiniz sayesinde yeni bir tutkunuz oldu.

7.       Gece evde yalnız kalmaktan, hırsızdan, uğursuzdan korkuyorsunuz; eşiniz gönüllü "bodyguard''ınız.

8.       Eşleriniz olmasa en yakyn arkadaşlarınızla kahve içerken kimi çekiştireceksiniz?

9.       Alışverişe gittiniz, evin erzağını düzdünüz. Torbaları taşımak centilmen bir erkek olarak eşinizin görevi.

10.    Geçiminizi temin etmek için çalışmanıza gerek yok. Bunu sizin yerinize eşiniz yapıyor nasıl olsa.


Erkekler için

1.       Akşam yorgun argın eve geldiğinizde, annenizinki kadar lezzetli olmasa da sizin için hazırlanmış yiyecek bir şeyler bulabilirsiniz.

2.       Çamaşırınız yıkanır, ütüleriniz yapılır, eviniz temizlenir... ''Gak'' deyince temiz don, ''Guk'' deyince temiz çorap verilir elinize; daha ne olsun?

3.       "Pembe dizi''leri duyardınız da ne olduğunu bilmezdiniz. Eşiniz sayesinde öğrendiniz, hatta hoşunuza bile gitmeye başladı.

4.       Dükkân dükkân dolaşıp kendinize gömlek, kravat seçmekten nefret ederdiniz. Şimdi sizin yerinize bunu eşiniz yapıyor. Gerçi en son aldığı sarı üzerine yeşil çizgili gömlek sizi hiç açmadı, ama neyse.

5.       Arasıra yapılan küçük kaçamaklar, ufak tefek yalanlar hayatın tadı tuzudur. Bu tadı eşinize borçlusunuz; eşiniz olmasaydı ne kaçamaklar olacaktı hayatınızda ne de yalanlar.


Hem Kadınlar Hem Erkekler için

1.       Kavga etmek de bir ihtiyaçtır. En yakınınızda kim var bağırıp çağıracağınız? Eşiniz!

2.       Olur ya! Bir gece yarısı canınız sevişmek istedi. Eşiniz hazır nazır yanıbaşınızda yatmakta.

3.       Çok güzel filmler var vizyonda. Yalnız da gidilmez ki. Eşiniz ne güne duruyor?

4.       Davetlere icabet etmeniz gerekiyor. Kavalye/dam aramanıza gerek yok, eşiniz var.

5.       Doğumgünü, yılbaşı, evlilik yıldönümü gibi özel günlerde size hediye verecek biri var hayatınızda.

6.       Gece uyurken üstünüz açılsa, sizi kim örtecek? Tabii ki eşiniz.

7.       Anne / baba olmak istiyorsunuz. Çocuğunuzun anne/babasının bildiğiniz, tanıdığınız, güvendiğiniz ruh ve beden sağlığı yerinde biri olmasını istersiniz elbet. ''Damızlık'' eşiniz emrinizde.

8.       Küçüklüğünüzden beri geniş bir aileye sahip olmak isterdiniz. İşte size görümceler, baldızlar, kayınbiraderler, eltiler, kayınvalideler, kayınpederler, bacanaklar, halalar, teyzeler, amcalar, dayılar, enişteler, yengeler... (Ay fenalık geldi.)

9.       Başarısızlıklarınıza, mutsuzluklarınıza fatura edeceğiniz biri olmalı hayatınızda. Eşiniz bunun için biçilmiş kaftan.

10.    Kimseye kendinizi yeniden ifade etmek, beğendirmek zorunda değilsiniz.

11.    Eşiniz sizi sizden daha iyi tanıyor, rahatınıza bakın!

12.    Sizi kimsenin kıskanmadığını düşünün. Kendinizi işe yaramaz biri gibi hissetmez misiniz? Eşiniz sizi tez günde bu duygudan kurtaracaktır, hiç üzülmeyin!

13.    Yaşınızı başınızı aldınız, bugunkü görünümünüzle eş bulmanız biraz zor. İyi ki zamanında evlenmişsiniz, eşinize dört elle sarılın

 


Tarih: 06:09, 1/6/2006
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

Kahramanımız 'Seda SAYAN' yine bi sabah elleri belinde, programını
>>>sunuyor. O sırada bi canlı bağlantı olur ve...
>>>
>>>Seda SAYAN:
>>>
>>>- AAloooğğğ kiminle görüşüyoruz ?
>>>
>>>- Ben Mustafa
>>>
>>>- Naber lan Mustafa ?
>>>
>>>- Nerden arıyosun bizi Mustafa ?
>>>
>>>- Şişli'den.
>>>
>>>- Ne iş yapıyon lan Mustafa?
>>>
>>>- Belediye başkanıyım... (Mustafa SARIGÜL)
>>>
>>>


Tarih: 06:09, 1/6/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->